Nedenlerimle birlikte kaldığımbu yanlız başıma sessiz izdüşümlerimi koklarken buldum en tenha tenimi. Bu ten beni idam sehpasında iblis başıma dirhemsiz asabilir. Bir parça krema sıkın üzerime ölürken ben. En çok o zaman yenilebilir olurum dişsiz budaksız.
Bugün dünya Dünya Gününü kutluyor. Bende nahoş dünyanın Dünya Gününü kutluyorum. Aferin Adem bok yedin elmayı. İşin iğneleme kısmı bir yana, bugün gece ve gündüz eşit, giderek günler uzayacak bundan sonra, benim canım sanki geceleri uzun yaşıyor. Ama gündüz uyumak için çok elverişli sevgilim.
Yaşamdan alıntılar;
Metro merdivenlerinden çıkarken, önümde yürüyen iki kızın konuşmaları bana “Şeytan Marka Giyer” filminin nasıl dahi bir zekanın ürünü olduğunu gösterdi. Hani dedim bu kadar olur. Burnumuzun dibini göremiyoruz ya, helal olsun.
Her zaman böyle bir düzen içerisinde gitmiyor muyum? Sanki. Sanki cümleden bağımsız. Yürümek eyleminde bile ayaklarıma suç bulabilirim. Buluyorumda zaman zaman. Hani diğer diğerinden bir fazla tamamlıyor günü her zaman, benim ayaklarım bedenimi taşıma işlemini sosyalist bir sistemde tamamlamıyor, herhangi bir gün içerisinde herhangi bir tanesi birinden üstün geliyor. Bu beni ayaklarıma bile sinirlenme, kızma, fırçalama eylemini gerçekleştirmeme neden oluyor. Sonrasında yaşamım bu iki ayak üzerinde dengedeyken ve ben bu dengeyi inkar ederken nasıl olur da beni sevgilimin anlamasını bekleyebilirim ki. Ona haksızlık ettiğim doğur, hak gerçek bir materyal ise! Ben en iyisi değim yerindeyse Materyalist bir dindar olacağım yine. Anlamını bir türlü oturtamasamda, bana söylenenler kadar yalan değil en azından gerçek bu.
Yaşamdan Alıntılar;
Bu gece arabalar geçmediği zaman karanlık olan üstü kapalı olan ve araçlar için altgeçit olan bir durakta otobüs beklerken karanlıktı, içim içime sığmadı. Sığdıramadım. Bütün bu eyleminin üzerine sadece afedersin dedin ya, seni dünya gününde dünyalar kadar kutluyorum.
Kimilerine göre fazla alınganım, sevgilime göre fazla kuralcı ve sınırlamacı (Sınırlamacı tanımı dışında, ona karşı değil çevremde ve arkadaşlarıma yaşamımda olan arkadaşlarımı fazla sorguluyor muşum?) Ama bilinmeyen ya da bilinmekten kaçırılan bir nokta var ben bile bunu yakalamkta zorlanıyorum. Gelişmiş bir farkındalık ise bunu bana anımsatmakta zorlanıyor, henüz uçmayı öğrenmedim!
Yaşamdan alıntılar;
Fatih’in blog başlığını görünce aradığım adamın o olduğunu anladım, yanımda olmadığında bile bir şeye tepki gösteriyor ve güldüğünü ifade ediyorsa onu gülüşüne gülüyorum. “Dünya Yalan Söylüyor” buydu başlık. Adamımsın oğlum.
Anlaşıldı ben küçüğüm, yoruldum sevmekten.
Tartışma
Henüz yorum yapılmamış.